Öğrenci Kolektifleri, VIII. Genel Kurulu açılış konuşması: “19 Mart isyanının ardından gençliği tekrardan isyana götürecek bir hat yaratacağız!”

Öğrenci Kolektifleri’nin çağrısıyla Türkiye’nin dört bir yanından gelen üniversiteliler, Türkiye Üniversiteler Meclisi VII. Genel Kurulu’nda “İşgale son!” diyerek yoksulluğa, baskıya, faşizme ve emperyalist kuşatmaya karşı gençliğin sözünü söylemek üzere bir araya geldi. Genel kurulun açılış konuşmasında “Eğitimde tasarruf olmaz” kampanyasından 19 Mart isyanına, 19 Mart isyanından 1 Mayıs’a ve gençliğin bugününe değinirken gençliği tekrardan isyana götürecek bir hattı yaratmanın gerekliliğinden bahsedildi

Öğrenci Kolektifleri,

Öğrenci Kolektifleri’nin çağrısıyla Türkiye’nin dört bir yanından gelen üniversiteliler, Türkiye Üniversiteler Meclisi VII. Genel Kurulu’nda bir araya geldi. Gücümüz üniversite, rotamız emperyalizme karşı mücadele!” diyerek çağrıda bulunan Öğrenci Kolektifleri’nin genel kurul buluşması Kozyatağı Kültür Merkezi’nde yapıldı.

Açılış konuşmasını yapan Eylül Naz Doğan, konuşmasına, çeşitli illerden gelerek amfilerden, fakültelere, sokaklara isyanın sesini büyütenleri selamlayarak başladı. Doğan, “Eğitimde tasarruf olmaz” kampanyasından 19 Mart isyanına, 19 Mart isyanından 1 Mayıs’a ve gençliğin bugününe değinirken gençliği tekrardan isyana götürecek bir hattı yaratmanın gerekliliğinden bahsetti.

“Üniversiteler şirket, üniversiteliler ucuz iş gücünü karşılayacak müşteri değildir!”

Doğan, konuşmasına, üniversite üzerindeki neoliberal kuşatmayla birlikte akademini her alanının özelleştirilmesinden, akademik üretimin sermayenin ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesinden, üniversitelilerin topluma değil sermayeye bilim üreten birer ucuz iş gücünü karşılayacak müşteri konumuna getirilmesinden bahsederek devam etti. Öğrenci Kolektifleri’nin sermayenin tekeline almak istediği üniversiteye karşı parasız, bilimsel ve demokratik eğitim mücadelesi verdiğini belirten Doğan, kampüslerden sokaklara anti-emperyalist ve anti-faşist bir mücadele hattı ortaya koyduklarını dile getirdi.

Direniş kampüslerden sokağa, sokaklardan meydanlara

Öğrenci Kolektifleri’nin 17 Mart’ta yaptığı “Eğitimde Tasarruf Olmaz” eylemini, 19 Mart isyanını ve  1 Mayıs’ta gösterilen Taksim iradesini dile getirerek konuşmasına devam eden Doğan, kamusal-toplumsal alanlarını kazanabilmek için bulundukları her alanda mücadele ettiklerini dile getirdi. “Bulunduğumuz her kampüsü isyan alanına çevirirken, memleketin dört yanını; her sokağı da isyan alanına çevirdik.” diyen Doğan, kampüslerdeki tacizci akademisyenlere karşı mor boyalarını kuşandıklarını, sanatta sansüre ve rekabete karşı dayanışmayla birçok ilde festival yürüttüklerini, işçi direnişlerinde ve yoksul mahallelerde çocuklarla buluşarak parasız, bilimsel ve laik eğitimin mümkün olduğunu gösterdiklerini de dile getirdi.

“Üniversiteli yoksulluğu son bulsun!”

Doğan, sözüne üniversiteli yoksulluğuna karşı verdikleri mücadele programını hatırlatarak devam etti. “KYK bursu asgari ücretin yarısına oranlansın” diyerek sürdürdükleri kampanyadan bahseden Doğan, okurken çalışmak zorunda kalan, okuluna devam edemeyen gençliğin temel ihtiyaçlarını bile karşılayamadığını dile getirdi.

NATO’nun temmuz ayında Türkiye’de gerçekleştireceği zirveye de değinen Doğan, üniversitelerde bilim üretiminin savaş politikalarının bir parçası haline geldiğini, NATO’ya 11.5 milyar TL ayrılırken üniversiteliye 4000 TL’lik bursun reva görüldüğünü vurguladı. “İşgale Son: NATO Defol! Bu topraklar bizim!” sözüyle bu sene gerçekleştirilecek olan NATO zirvesine engel olacaklarını duyuran Doğan, üniversitelerin savunma sanayi iş birlikleriyle savaş politikalarının bir parçası haline getirilmesine karşı mücadele edeceklerini dile getirdi.