Öğrenci Kolektifleri “Üniversiteli yoksulluğu son bulsun” dediği için gözaltında olan üniversitelilerin serbest bırakılmasını talep etti

Öğrenci Kolektifleri’nin çağrısıyla birçok kentten Ankara’ya gelen üniversiteliler “Üniversiteli yoksulluğu son bulacak” kampanyası kapsamında topladıkları imzaları Meclis’e götürmek üzere buluşmuştu. Polisin saldırısıyla gözaltına alınan 8 üniversitelinin ardından Kolektifler, arkadaşlarının serbest bırakılmasını talep etmek için Yüksel Caddesi’nde bir araya geldi

Öğrenci Kolektifleri,

Öğrenci Kolektifleri’nin çağrısıyla birçok kentten Ankara’ya gelen üniversiteliler “Üniversiteli yoksulluğu son bulacak” kampanyası kapsamında topladıkları imzaları Meclis’e götürmek üzere buluştu. KYK burslarının arttırılmasını talep eden üniversiteliler polisin saldırısıyla gözaltına alındı.

ÖĞRENCİ KOLEKTİFLERİ’NİN ÇAĞRISIYLA ANKARA’DA BULUŞAN ÜNİVERSİTELİLER MECLİS’E SESLENDİ: “ÜNİVERSİTELİ YOKSULLUĞU SON BULACAK!”

Gözaltına alınan 8 üniversitelinin ardından Kolektifler, arkadaşlarının serbest bırakılmasını talep etmek için Yüksel Caddesi’nde bir araya geldi. 3000 TL KYK bursu ile geçinemediklerini vurgulayan üniversiteliler, en temel haklarına bile erişemediklerini dile getirdi. Üniversiteliler, taleplerini yineleyerek gözaltına alınan arkadaşlarının serbest bırakılmasını istedi.

Üniversitelilerin talepleri neydi?

Öğrenci Kolektifleri, “Üniversiteli yoksulluğu son bulacak” kampanyası kapsamında topladıkları 20 binden fazla imzayı Meclis’e götürmek, taleplerini ulaştırabilmek üzere bir araya geldi.

Üniversitelilerin talepleri:

  • KYK bursları asgari ücretin yarısı oranına sabitlensin.
  • Bütün KYK kredileri bursa çevrilsin.
  • Eski ve güncel KYK kredi borçları, faizleriyle beraber silinsin.

“Kim için kimden tasarruf ediyorsunuz?”

Üniversiteliler yaptıkları basın açıklamasında, “Kamuda Tasarruf Politikaları” kapsamında her geçen gün daha da yoksullaştıklarını ve geçinemediklerini ifade etti. Üniversiteliler, kendilerine verilen 3000 TL KYK bursu ile krizin faturasının kendilerine kesildiğini, kendi paylarına düşenin ise “yoksulluk” olduğunu altını çizdi.

“Saray rejiminin görevlendirdiği Mehmet Şimşek eliyle uygulanan “Kamuda Tasarruf Politikaları” kapsamında krizin faturası üniversitelilere ve yoksul halka kesiliyor. 3000 TL’lik KYK bursu ile yaşama tutunmaya çalışan üniversiteliler olarak soruyoruz: Kim için, kimden tasarruf ediyorsunuz?

Kamusal alanlarımız, en temel yaşamsal ihtiyaçlarımız Saray’ın yoksullaştırma politikaları doğrultusunda şekillendiriliyor. Bu düzeni yaşadık, yaşıyoruz. Tasarruf tedbirleri kapsamında 7/24 açık olması gereken kütüphanelerimizin saatleri kısıtlanırken, yurtlarda insanca olmayan koşullarda yaşıyor, yemekhanelerde fahiş zamlarla karşı karşıya kalıyoruz. Bunlar yetmezmiş gibi öğrenciler, öğrencilik yapmaya bile vakit bulamıyor. Yarı zamanlı hatta tam zamanlı işlerde, emek sömürüsüne maruz kalıyor. Aynı zamanda üniversite hastanelerinde acil servisler kapatılıyor, fakültelerde tuvaletlere sabun dahi konulmuyor, derslikler bilinçli bir şekilde daraltılıyor. Bu tablonun özeti şudur: En temel haklarımıza tasarruf tedbirleri kılıfıyla erişemez hale geldik. Biz buna tasarruf tedbirleri değil yoksullaştırma politikaları diyoruz.”

“Saray’a değil üniversitelilere bütçe istiyoruz”

Üniversiteliler, KYK bursunun temel ihtiyaçlarını bile karşılamadığını belirtirken taleplerini yineledi. Üniversiteliler yaptıkları açıklamada şunları söyledi:

“Bu koşullarda üniversite eğitimi değil, hayatta kalma mücadelesi veriyoruz. Üniversiteli yoksulluğu normalleştirilmeye, kabullendirilmeye çalışılıyor. KYK burs ve kredileri açlık sınırının, asgari ücretin çok altında bırakılarak üniversiteliler bilerek yoksulluğa mahkûm ediliyor. Bugün KYK bursu temel beslenme, barınma ve ulaşım giderlerini dahi karşılamıyor. Her zamla, her piyasacı uygulamayla yoksulluk zincirine yeni bir halka ekleniyor. Ama bilsinler: Biz o zinciri kıracağız!

Tekrar tekrar söylüyoruz, talebimiz nettir: KYK bursları asgari ücretin yarısına eşitlensin, krediler bursa çevrilsin, kredi borçları silinsin! Eğitim hakkımız borçlandırılamaz!

Bu bir istek değil, bir taleptir. Yoksulluğu, güvencesizliği ve ölümü kabul etmiyoruz. Saray’a değil üniversitelere bütçe istiyoruz. Halktan değil, sermayeden kısın diyoruz.

En gür sesimizle tekrar haykırıyoruz: Üniversiteli yoksulluğu son bulacak!”