Marmara Üniversitesi’nden kadın cinayetlerine karşı ses çıkaran üniversitelilere kınama cezası

Marmara Üniversitesi Kayyum Rektörü Mustafa Kurt, İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil katledildiğinde Göztepe Kampüsü Ana Kapı önünde bir araya gelerek kadın cinayetlerine tepki göstermek amacıyla eylem yapan üniversitelilere “izinsiz basın açıklaması yapıp kampüs trafiğini engelledikleri” gerekçesiyle kınama cezası verdi.

Marmara Üniversitesi kınama cezası

Ne olmuştu?

İstanbul’da 4 Ekim 2024 tarihinde üniversiteli olan İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil, Semih Çelik adlı katil tarafından katledilmişti. İki kadının katledilmesinin ardından Türkiye’deki birçok üniversiteden kadınlar bir araya gelerek kadın cinayetlerine ve iktidarın cezasızlık politikalarına karşı seslerini yükseltmişlerdi.

Marmara Üniversitesi’ndeki üniversiteli kadınlar, 8 Ekim tarihinde Göztepe Kampüsü Ana Kapı’nın önünde katledilen kadınlar için basın açıklaması yapmak üzere bir araya gelmişti. Basın açıklamasının ardından yürümek isteyen üniversitelilerin karşısına polis barikatı kurulmuştu. Katledilen kadınların hesabını sormak isteyen üniversitelilerin yürümesine izin verilmemesinin ardından üniversiteliler, oturma eylemine geçmişlerdi. Eylemde alınan kararla üniversiteliler önlerine kurulan barikatlara rağmen 9 Ekim tarihinde tekrardan Ana Kapı önünde toplanacaklarını ve eyleme devam edeceklerini bildirmişlerdi.

Marmara Üniversitesi’nden soruşturmalar ve cezalar

9 Ekim günü, eylemlerine devam eden üniversiteliler arasından 5 kişi, Göztepe yerleşkesinin önünde polisin saldırmasıyla birlikte gözaltına alındı. Marmara Üniversitesi kayyumluğu, bu olaydan sonra kadın cinayetlerine karşı ses çıkaran ve hesap sormak için bir araya gelen üniversitelilere soruşturma açmıştı. Soruşturmalar kapsamında 5 üniversiteliye “izinsiz basın açıklaması yapıp kampüs trafiğini engelledikleri” gerekçesiyle kınama cezası verdi.

“Kınama kararını madalya olarak taşıyorum”

Marmara Üniversitesi’nin açtığı soruşturma kapsamında kınama cezası verdiği Bahar Uluçay, universiteli.org’a konuştu. Bahar Uluçay şunları söyledi:

9 Ekim’de Ayşenur ve İkbal cinayetleri sonrası kadın cinayetlerine tepki göstermek ve haklarımızı gündeme getirmek üzere Marmara Üniversitesi Göztepe Yerleşkesi önünde toplandık. Dağılmamıza yakın abluka altına alındık ve benim de aralarında bulunduğum 5 kişi polisler tarafınca belirlenip gözaltına alındı, 1 gece nezaret sonrası adliyeye sevk edildik ve adli kontrol şartı ile serbest bırakıldık. Bu olaydan bir süre sonra bana ve 4 arkadaşıma Marmara Üniversitesi’nden soruşturma tebligatı ulaştı ve savunmamızı verdik. Savunma süresince bizlere sözde nasihatler verilerek “Bu tarz işlere bulaşmayın.” denildi, pişman olup olmadığımız soruldu. Bizler suç işlemediğimizi belirterek ifademizi verdik. Usulde hata yapmalarından dolayı ikinci kez çağırıldık ve tekrar savunma verdik. Bize yöneltilen suçlar “6284 Yaşatır” yazısını yazmamız gibi suç teşkil etmeyen komik olaylardı. Bunun yanı sıra hiçbir mağduriyet yaşanmadığı halde okul giriş çıkışını engellediğimiz iddia edildi. Talimat aldığı belli olan Marmara Üniversitesi Rektörlüğü; öğrencilerin sesini kısmak, öğrencileri bastırmak ve korkutmak amacıyla açtığını düşündüğüm bu soruşturma sonucunda hepimiz kınama aldık. Bu kınama kararını bir madalya olarak taşıyorum; utanması ve sıkılması gereken Marmara Üniversitesi Rektörlüğüdür.

İlgili haber:

Marmara Üniversitesi’nde oturma eylemi: 5 gözaltı var