ABD’de ICE protestoları: Kampüsler eylem alanı, öğrenciler boykotta

ABD’nin Minnesota eyaletine bağlı Minneapolis kentinde Renee Nicole Good ve Alex Pretti’min vurularak öldürülmesi ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Kurumu’na (ICE) yönelik protestoların başlamasına neden oldu. Protestolar kapsamında Minnesota’daki bazı liselerde öğrenciler dersleri boykot etti, kitlesel devamsızlık beklentisi nedeniyle okullarda eğitim ara verildi, üniversiteliler kampüslerinden kent merkezlerine yürüyerek eylemlerini sürdürdü

ICE,

ABD’nin Minnesota eyaletine bağlı Minneapolis kentinde Renee Nicole Good ve Alex Pretti’min vurularak öldürülmesi ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Kurumu’na (ICE) yönelik protestoların başlamasına neden oldu. Alex Pretti cinayetini işleyen iki ICE polisi ise “idari izne” ayrıldı. ABD, Minneapolis’te ICE ve Gümrük ve Sınır Koruma Polisi (CBP) tarafından işlenen iki cinayeti de “nefsi müdafa” olarak değerlendirdi.

ABD genelinde her eyalette binlerce vatandaş ve üniversiteli,  Trump yönetiminin göçmenlik politikaları ve ICE faaliyetlerine tepki göstermek amacıyla “iş yok, okul yok, alışveriş yok” çağrısıyla ülke çapında protestolar düzenliyor. Binlerce Minnesotalı, ICE ve CBP polislerinin işlediği cinayetlerden sorumlu tutulmasını, ICE’ye ek federal fon sağlanmasına son verilmesini ve kurumun soruşturulmasını talep ediyor.

Gümrük Muhafaza Polisi’ne (ICE) yönelik protestolar kampüslerden sokaklara taşıyor

Bu ayın başlarında ICE tarafından vurularak öldürülen iki Amerikan vatandaşının ardından, olayın gerçekleştiği bölgeye yakın bir Minneapolis mahallesinde protesto yürüyüşü düzenlendi. Yerel okullardan yaklaşık 50 öğretmen ve okul çalışanı, mahallede bir araya gelerek yürüyüşe katıldı.

Eylemciler tarafından yürütülen kampanyanın sloganı ise oldukça net: “İş yok. Okul yok. Alışveriş yok. ICE’ye fon sağlamayı durdurun.” Bu çağrı, nationalshutdown.org adlı internet sitesinde yayımlandı. Sitede, cuma günü 46 eyalette ve New York, Los Angeles, Chicago ile Washington gibi büyük kentlerde 250 ayrı protesto noktası listelendi.

Protesto çağrıları eğitim alanında da ciddi karşılık buldu. Öğrenciler dersleri boykot ederken, bazı bölgelerde okullar geçici olarak kapatıldı. Colorado’nun Aurora kentinde, öğretmenler ve öğrenciler arasında yaygın devamsızlık beklentisi nedeniyle devlet okulları cuma günü kapatıldı.

Arizona’nın Tucson kentinde ise öğrenci ve personelin toplu devamsızlık ihtimaline karşı en az 20 okulda dersler iptal edildi. Georgia genelinde 90 lisede protestolar planlandı.

Chicago’daki DePaul Üniversitesi’nde öğrenciler kampüs içinde sloganlar atarak yürüyüş yaptı. Protestocular, “Üniversite kampüsü belgesiz göçmenleri korur” ve “Naziler burada istenmiyor” ifadelerinin yer aldığı pankartlar taşıdı.

Kaliforniya’nın Long Beach kentinde lise öğrencileri, ICE karşıtı dövizlerle okuldan ayrılma eylemi gerçekleştirdi. New York’ta ise çoğunluğu lise çağındaki öğrencilerden oluşan uzun bir protesto korteji, ICE karşıtı sloganlar eşliğinde Brooklyn merkezine doğru yürüdü.

Peki nedir bu ICE, neden protesto ediliyor?

ABD’de göçmenlik ve gümrük mevzuatının uygulanmasından sorumlu olan Immigration and Customs Enforcement (ICE), 2002 yılında kabul edilen İç Güvenlik Yasası (Homeland Security Act) kapsamında kuruldu. ICE 11 Eylül 2001 olayları sonrasında ABD’nin güvenlik düzenlemelerinde yaşanan köklü dönüşümün bir parçası olarak ortaya çıktı. ICE, faaliyetlerini İç Güvenlik Bakanlığı’na bağlı olarak sürdürmektedir.

ICE’ın temel görevi sözde “kamu düzeninin korunması” hem de “ulusal güvenliğin sağlanması” olarak tanımlanmaktadır. Ancak sahip olduğu yetkiler, klasik anlamda faaliyet gösteren polis birimlerinden belirgin biçimde ayrılmaktadır. Kurum, ülkede yasal statüsü bulunmadığı düşünülen kişileri tespit etme, durdurma, sorgulama ve gözaltına alma yetkisine sahiptir. Bu yetkiler, istisnai durumlarda ABD vatandaşlarını da kapsayabilmektedir. Örneğin, bir Amerikan vatandaşı ICE görevlileriyle yaşanan bir müdahale sırasında direniş gösterirse, gözaltına alınması hukuken mümkündür. Son dokuz ay içerisinde, Amerikan vatandaşı olmalarına rağmen yasadışı göç şüphesiyle ICE tarafından alıkonulan çok sayıda kişi kamuoyuna yansımıştır.

Trump yönetimi, 20 Ocak – 10 Aralık 2025 tarihleri arasında 605 bin kişinin sınır dışı edildiğini duyurdu. Buna ek olarak, gözaltı ve tutuklamalardan kaçınmayı amaçlayan kamuoyuna yönelik bilgilendirme çalışmaları sonucunda 1,9 milyon göçmenin ülkeyi gönüllü olarak terk ettiği açıklandı. Gözaltında bulunan birçok göçmen, bu süreçte yasal statü kazanabilmek için hukuki yolları zorlamaya devam etmektedir. Ancak bu girişimlerin sonuçsuz kalması halinde sınır dışı edilme kaçınılmaz hale gelmektedir. Tartışma yaratan hususlardan biri de, ICE tarafından gözaltına alınan kişilerin yakınlarının ve avukatlarının, bu kişilerin tutulduğu yer hakkında günlerce bilgi alamamasıdır.

Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde ICE kapsamlı sınır dışı politikalarının ana uygulayıcı kurumu haline getirildi. Bu doğrultuda kurumun bütçesi artırıldı ve operasyonel yetkileri genişletildi. Trump, ICE’tan daha sert ve müdahaleci bir tutum benimsemesini talep ettiğini defalarca dile getirdi.